Gelecek Kaygısı: Mezun Olmadan Başlayan Bir Endişe

YAZAR: Şilan AZKAÇ

Bazen düşünüyorum da, üniversiteyi bitirmeme daha zaman varken bile içimde garip bir sıkışmışlık var. Sanki mezuniyet günü geldiğinde sadece bir diploma almayacağım da, aynı zamanda belirsizliğin içine tek başıma bırakılacakmışım gibi hissediyorum. Özellikle son zamanlarda bu düşünce daha da sık aklıma gelmeye başladı: “Mezun olunca ne yapacağım?”

Aslında bu soru sadece benim değil bence, benim gibi birçok gencin zihninde sürekli dönüp duruyor. Okul hayatı devam ederken bile geleceğe dair kaygılar başlamış durumda. Artık sadece ders geçmek, sınavlardan iyi not almak yeterli kalmıyor belli bir süreden sonra. Çünkü herkes biliyor ki asıl mesele mezuniyetten sonra başlıyor.

En çok korkutan şey ise işsizlik ihtimali. Yıllarca emek verip okuduktan sonra karşılığını alamamak düşüncesi bile insanı yoruyor. “Ya mezun olunca iş bulamazsam?” sorusu bazen ders çalışırken bile aklımın bir köşesinde duruyor. Bu sadece maddi bir kaygı değil, aynı zamanda insanın kendine olan güvenini de etkileyen bir durum, benim öyle çünkü bu her zaman aklımın bir köşesinde… “Özellikle iletişim alanında okuyan biri olarak sürekli değişen dijital dünyaya yetişmeye çalışmak bazen heyecan verici olsa da bazen de yetişemeyecekmişim gibi hissediyorum”.

Bir yandan da çevreme bakıyorum. Sürekli “başarılı olanlar”, “hemen iş bulanlar”, “kariyerine hızlı başlayanlar” anlatılıyor. Sosyal medyada ya da haberlerde hep bir başarı hikâyesi var “Bazen insanlar sadece hayatlarının en iyi anlarını paylaşıyor ama o paylaşımın arkasındaki kaygıyı göremiyorum tam olarak. Bu da gençlerin kendini sürekli eksik hissetmesine neden oluyor diye düşünüyorum.”  Ama kimse bekleyenleri, zorlananları çok konuşmuyor. Bu da insanın kendini daha yalnız hissetmesine neden oluyor. Sanki herkes yolunu bulmuş da ben biraz geride kalmışım gibi bir his oluşuyor.

Ekonomik şartlar da bu kaygıyı daha görünür hale getiriyor. Artan hayat pahalılığı, iş bulmanın zorlaşması, deneyim beklentisinin sürekli yükselmesi… Tüm bunlar birleşince gelecek artık uzak bir hedef gibi görünse de, tam tersine belirsiz bir alan gibi duruyor. İnsan plan yaparken bile temkinli davranıyor çünkü her şey çok hızlı değişiyor.

Bu noktada, yaptığım bitirme projesi kapsamında geliştirdiğim tematik internet haber sitesi de aslında bu sürecin bir parçası haline geldi. Ekonomi, sağlık ve spor gibi üç temel alanı dijital habercilik perspektifiyle bir araya getirmeye çalışırken, bir yandan da şu gerçeği daha net fark ettim: “Özellikle ekonomik şartların sürekli değişmesi, geleceğe dair kaygıyı daha da artırıyor. İnsan artık sadece mezun olmayı değil, mezun olduktan sonra ayakta kalabilmeyi de düşünüyor. Bence bugün birçok genç için gelecek kaygısının temelinde de biraz bu ekonomik belirsizlik yatıyor.” Haber sadece bilgi vermiyor, aynı zamanda insanların kaygılarını, beklentilerini ve gelecek algısını da şekillendiriyor. Bunlar aslında beni gelecek kaygısına sürüklüyor. Özellikle gençlerin gündemini oluşturan ekonomik ve sosyal gelişmeler, dijital medya aracılığıyla çok daha hızlı yayılıyor ve bu da bireysel kaygıları daha görünür hale getiriyor.

Ama buna rağmen tamamen umutsuz da değilim. Bazen düşünüyorum; belki de bu kaygı aslında bizi daha hazırlıklı olmaya iten bir şeydir. Kendimi geliştirmek, yeni şeyler öğrenmek, farklı alanlara yönelmek gibi düşünceler de bu kaygıyla birlikte ortaya çıkıyor. Yani bir yandan korku var ama diğer yandan da bir çaba var.

Yine de şunu inkâr edemem: Mezuniyet yaklaşırken içimdeki belirsizlik hissi büyüyor. Ve bu sadece benim hikâyem değil, diye düşünüyorum çünkü benim gibi düşünen, aynı kaygıyı taşıyan binlerce genç var.

Belki de internet haberciliği tam da burada önemli bir rol üstleniyor: Bu duyguları sadece bireysel bir endişe olmaktan çıkarıp toplumsal bir gerçeklik olarak görünür kılmak.

Ve tüm bunların ortasında insan yine aynı soruya dönüyor: “Belki de en yorucu olan şey geleceğin ne getireceğini bilmemek. Ama yine de insan, tüm bu belirsizliğin içinde kendi yolunu bulmaya çalışıyor. Sanırım bugün birçok gencin ortak duygusu da tam olarak bu.”

Comments

Bir Cevap Yazın

Check also

View Archive [ -> ]

Tresvita.Org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin