Balıklardaki Parazitler İnsan Sağlığını Etkiliyor mu?

Balıklarda görülen parazitler son dönemde yeniden tartışma konusu olurken, balık
hastalıkları uzmanı Hamdi Öğüt, parazitlerin büyük bölümünün insan sağlığı açısından
ciddi bir risk oluşturmadığını söyledi. Uzman isim, doğru saklama ve pişirme
yöntemlerinin riskleri büyük ölçüde ortadan kaldırdığını vurguladı.

Görsel Kaynak: Öncü Gazetesi

Deniz kirliliği, iklim değişikliği ve balık ölümleriyle birlikte balıklarda görülen parazitler
yeniden gündeme geldi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan balık hastalıkları uzmanı
Hamdi Öğüt, balıklarda görülen parazitlerin türlere göre farklılık gösterdiğini söyledi. Öğüt’e
göre bazı parazit türleri özellikle alabalık ve tatlı su balıklarında daha sık görülüyor. Deniz
balıklarında görülen “anisakidler” olarak bilinen bağırsak kurtlarının ise zoonotik risk
taşıdığını belirten Öğüt, bu parazitlerin insanlarda enfeksiyona neden olabileceğini ifade etti.
Öğüt, “Anisakidler olarak bilinen bağırsak kurtları insanlarda enfeksiyon oluşturabilir. Bu
nedenle balıkların çiğ tüketilmemesi gerekir. Balığın en az 25 saat dondurulması ya da yüksek
sıcaklıkta pişirilmesi önerilir” dedi.

Parazit doğal yaşamın göstergesi

Balıklarda görülen parazitlerin her zaman olumsuz bir durum anlamına gelmediğini belirten
Öğüt, doğadan avlanan balıklarda belirli düzeyde parazit bulunmasının doğal olduğunu
söyledi.
“Parazit, bir balığın doğal olduğunun en büyük göstergelerinden biridir” ifadelerini kullanan
Öğüt, yalnızca bağırsak kurtlarının insan sağlığı açısından risk oluşturduğunu, diğer birçok
balık parazitinin insanlarda hastalık yapmadığını kaydetti. Balığın temizlenmesinin tek başına
yeterli olmayabileceğini belirten Öğüt, bazı larva ve yumurtaların damar kadar ince yapıda
olduğunu ve eğitimsiz gözle fark edilmesinin zor olduğunu söyledi. Öğüt, “100 derecede
birkaç dakikalık pişirme işlemi parazitleri tamamen etkisiz hale getirir” ifadelerinde bulundu.

Asıl önemli olan balığın taze muhafaza edilmesi

Öğüt, balık tüketiminin diğer hayvansal gıdalara göre daha düşük risk taşıdığına da dikkat
çekti. Tavuk ve kırmızı ette çok sayıda viral, bakteriyel ve parazitik hastalıklar görülebildiğini
belirten uzman isim, balık virüslerinin ise insanlarda çoğalamadıklarını söyledi.
“Balıkta önemli olan parazitler değil, balığın taze muhafaza edilmesidir” diyen Öğüt, doğru
koşullarda saklanan balığın omega yağ asitleri bakımından oldukça değerli bir besin olduğunu ifade etti.

Kirlilik ve iklim değişikliği etkisi

Öğüt, bazı parazit türlerinin çevresel değişimlere uyum sağlayabildiğini de belirterek organik
kirliliğin artmasının parazit dağılımını etkileyebileceğini söyledi. Hamdi Öğüt ve Harry W.
Palm tarafından Karadeniz üzerinde yapılan bilimsel bir çalışmada, organik kirliliğin balık
parazitlerinin yayılımında etkili olabileceği ortaya kondu. Çalışmada özellikle nitrit, nitrat ve
fosfat gibi kirlilik değerleriyle bazı parazit türleri arasında ilişki bulunduğu belirtildi.

Balıkçılar deniz kirliliğine dikkat çekiyor

Tirebolu Su ürünleri Kooperatifi Başkanı Vedat Aytekin ise bölgede son yıllarda balık
popülasyonunda düşüş yaşandığını belirterek deniz kirliliğinin önemli bir sorun olduğunu
söyledi. Aytekin, balıkçılar olarak zaman zaman balık ölümleriyle karşılaştıklarını ancak
doğrudan parazit hastalıklarıyla ilgili net bir tespit yapmadıklarını ifade etti. Özellikle yaz
aylarında tirsi balığında halk arasında “kurtlanma” olarak bilinen durumların görülebildiğini
belirten Aytekin, bunun çoğunlukla sıcak hava ve bekleme koşullarıyla ilişkili olduğunu
söyledi.

Kooperatif olarak balıkçılarla birlikte bilinçlendirme çalışmaları yürüttüklerini belirten
Aytekin, sürdürülebilir balıkçılık ve çevre duyarlılığı konusunda toplumun daha bilinçli
davranması gerektiğini ifade etti.

Muhabir: Şilan AZKAÇ Foto-muhabir: Mehmet Can TÖMEN

Comments

Bir Cevap Yazın

Check also

View Archive [ -> ]

Tresvita.Org sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin